Loading…
İçeriğe atla
ReJournal
← Tüm yazılar
Yazan ReJournal

Unutmaya Karşı: Hafızayı Diri Tutmanın ve Günlük Tutmanın Bilimi

Görüntü ve bilgi bombardımanı altında geçen bir çağda günlerimizin nasıl geçtiğini hatırlamak gitgide zorlaşıyor. Geçen ay ne hissettiğini ya da tam bir yıl önce hayatında ne olup bittiğini düşün: büyük ihtimalle çoğu silik. Çünkü hafıza bir depo değil; kullanılmadığında hızla sönen canlı bir mekanizma.

Peki hafızayı diri, zihni berrak tutmak için bilim ne öneriyor? Cevap tahmin ettiğinden çok daha basit: gününü kaydetmek.

Ebbinghaus'un unutma eğrisi: beyin neden siliyor?

  1. yüzyılın sonunda psikolog Hermann Ebbinghaus, insanın nasıl hatırladığını ve nasıl unuttuğunu ilk kez sistemli biçimde ölçtü. Ebbinghaus unutma eğrisi olarak bilinen sonuçlara göre yeni öğrenilen ya da yaşanan bilginin yaklaşık yarısı ilk bir saatte, yüzde 70'i ilk 24 saatte kayboluyor.

Bu bir arıza değil, bir koruma refleksi: beyin aşırı yüklenmemek için önemsiz saydığı ayrıntıları eliyor. Ama gün içinde birkaç saniyeliğine durup yaşadığın bir şeyi düşünmen ve onu kaydetmen beyne şunu söyler: bu an önemli, sakla.

Günlük tutmak zihinde ne yapıyor?

Günlük tutmak nostaljik bir alışkanlık olmanın ötesinde, nörolojik ve psikolojik karşılığı olan bir öz bakım biçimi.

Hatırlamayı çalıştırır. Günün sonunda "bugün ne oldu?" diye sormak, bilgiyi hafızadan geri çağırmayı gerektirir. Bu geri çağırma çabası sinaptik bağları güçlendirir ve kalıcı hatırlamayı destekler.

Stresi ve duygusal yükü hafifletir. UCLA'da yapılan sinirbilim çalışmaları, bir duyguyu adlandırmanın ve ifade etmenin (affect labeling) beynin duygu merkezi amigdaladaki etkinliği yatıştırdığını gösteriyor.

Kendini dışarıdan görmeni sağlar. Düzenli kayıt tuttuğunda kendi düşünce kalıplarını ve zaman içindeki değişimini biraz mesafeden, daha nesnel görürsün.

Hafıza kendi başına korunmuyor. Onu ayakta tutan şey, günde birkaç saniyelik dikkat.

Unutma Eğrisi ve Günlük Tutmanın Bilimi — ReJournal